Bebeklerde Gaz Sancısı (Kolik): Biz nasıl çözdük?

Beğendiysen sen de paylaş 🙂Share on FacebookPin on PinterestTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+

Daha Bulut doğmadan gaz sancıları konusunda gözümü korkutmuşlardı. Uyumayan, durmadan ağlayan, hastanelerden çıkmayan, serum yemek zorunda kalan bebeklerin hikayelerini duymak anne olacak biri için çok zormuş. Özellikle benim gibi gece uykusuzluğuna dayanamayan biri için daha bir etkileyiciydi 🙂

Önce gazsancısı yani Kolik ile ilgili genel bilgi vereyim.

Koliğin tıbbi tanımı şöyle: Bir bebeğin başka bir hastalığı olmaksızın 3 hafta üst üste, her hafta en az 3 gün ve her defasında en az 3 saat ağlama nöbetine tutulması. Anlaşılacağı gibi her gazlı bebek kolik tanımına uymuyor.

Gaz sancıları genellikle 2–3. haftalarda ortaya çıkar. Herhangi bir saatte olabilirse de genellikle günün akşam saatlerini tercih eden, ortalama 2–4 saat süren, bağırsak kramplarından kaynaklanan sancı krizleridir. Gaz sancısı bir hastalık değil, bir süreçtir. Kesin nedeni hala bilinmemektedir. Emzirme tekniğindeki hatalar veya burun tıkanıklıkları fazla hava yutmaya yol açarak gazı arttırır.

Anne sütü sindirimi sırasında açığa çıkan gazlar ayrıca annenin aldığı bazı gıdalar da (kişiden kişiye değişmekle birlikte portakal, sucuk, salam baharatlı yiyecekler ve bakliyat) koliği arttırabilir.

Kolik 6–8. haftalarda en şiddetli hale gelir. Bu dönemde geğirti ile gaz çıkarırken kusmalarda da artış olabilir. En geç 3–3,5 aylıkken azalıp kaybolması beklenir. Koliğin başlaması beklenen dakikalarda sıcak bir banyo rahatlatıcı olabilir. Hatta banyo sırasında saç kurutma makinesi ile altının kurutulması sırasında makinenin sesi bebeği rahatlatır.

Kolik tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar ve bebek çayları da vardır ancak ilaçların etkisi bebekten bebeğe değişkenlik gösterir. Doktorunuza danışınız. Koliğin şiddetlendiği dönemlerde arabayla gezdirmek de rahatlatıcı olabilir. Sırtını sıvazlamak yetersizdir, canını acıtmayacak kadar şiddetli patpatlamak rahatlık verebilir.

Bulut doğdu, hastanede çok rahattık. Ağladığı zaman susturamazsak hemşireyi çağırmak gibi bir lüksümüz vardı iki gün boyunca. Ama eve geldikten sonra iş başa düşmüştü. Bulut çok ağlayan bir bebek olmasa da ağladığı zaman normal bir bebekten 2-3 kat fazla bağırtılar kopararak görenleri ve duyanları şaşkına çevirir. Genel olarak her bebek gibi Bulut’un da ağlama sebepleri belli:

  • Açlık. İlk olarak bunu çözüyoruz.
  • Gaz sancısı
  • Kirli bez. Hiç sevmeyiz.
  • Havanın çok sıcak olması ya da üşümesi.
  • Çok aşırı uykusu geldiğinde uykusunun başına vurması
  • Çok hareket edip yorulması
  • Canının sıkılması.
  • Kaka yapmak istemesi.

Tüm bunları sırayla ya da karışık çözmeye çalışıp sorununu anlamaya çalışıyoruz.

İlk zamanlar problem olmuyordu. Annelerimiz yanımızdaydı, bir şekilde çözüyorduk problemlerini. Gaz çıkarmaya çalışır ve çıkaramayıp ağlarsa biraz masaj, biraz spor ile ıkına sıkıla bir şekilde çıkartmasına yardımcı oluyorduk.

22 günlük olduğunda anneler gitti ve baş başa kaldık. İşte o gün gaz sancıları gerçekten başladı. Kolik denilen sancının ne olduğunu o zaman anladım. Ne kucakta, ne emerken, ne yatarken hiçbir şekilde susmadan tüm vücudu kasılarak ağlıyordu. Gerçekten canının yandığını anlamamak imkansız.

İlk gün geçti, ikinci gün doktorumuzu aradık. Biogaia isimli bir danla ismi verdi. Eczanelerde bulabiliyorsunuz. SGK ya da özel sigorta, ikisi de karşılamıyor. Çünkü ilaç kategorisine girmiyormuş, içeriğinde yalnızca bağırsak kültürü varmış. Fiyatı 40 TL. Damlayı günde 1 defa 5 damla olarak kullanmaya başladık.

Damlayla birlikte Humana’nın kimyonlu rezene çayını aldık. Bulut’a günde iki defa 20 ml. olarak kaşıkla vermeye çalıştım ama çok öğürdü ve kustu. O yüzden zorlamadım. Onun yerine çayı günde 100ml olarak ben içtim.

Sonuç olarak 2-3 gün içinde kolik sancılarımız geçti, eski gaz sancılarına geri döndük. Damlayı hala kullanmaya devam ediyoruz. Akşam 8-9 arası veriyorum, gecelerimiz rahat geçiyor.

Öğrendim ki biz şanslı olanlardanmışız. Defalarca ilaç değiştiren, hiçbirinden fayda göremeyen ve aylarca bu sancıları çeken bebekler ve anneleri varmış.

Allah kimseye vermesin 🙁

157 defa okundu.

Beğendiysen sen de paylaş 🙂Share on FacebookPin on PinterestTweet about this on TwitterShare on TumblrShare on Google+

10 Eylül 2015 Annelik Deneyimleri
No comments yet


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı